Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Murad Molla Kütüphanesi-III (Hadis Kitapları)

Favorilerime Ekle
Favorilerimden Çıkar
Lütfen bekleyiniz...
Geniş Ekran Dar Ekran

Dergide bundan önce yayınlanan konuyla alakalı iki makalede Murat Molla’nın hayatından, kütüphanesinin yapısından ve tefsir bölümünde bulunan nadir el yazma eserlerinden bahsetmiştim. Bu makalede ise Hadis bölümünde bulunan nadir yazma eserlerden bahsedeceğim. Kütüphanede hadis metinleri, şerhleri ve hadis usulüyle alakalı 302 el yazması bulunmaktadır. Bu yazmalar 322 ile 624 demirbaş numaraları arasında yer alır. Hadisle ilgili nadir el yazmalarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz:

a-) Müellif Hattı Yazma Eserler

381 numarada bulunan mecmuada Kanuni devri Osmanlı şeyhülislâmı ve tarihçisi Kemalpaşazâde’nin (940/1534) kırk hadis edebiyatına dâhil olan dört tane risalesi bulunmaktadır.

Bu nüshanın müellif hattı olduğunu; zahriyyesindeki reisülküttabın veya kitap sahibinin kaydı ile (bkz. resim:1), Halet Efendi Kütüphanesi, 163 numara ve Esad Efendi Kütüphanesi, 656 numaralarında bulunan, müellif hatlı olduğu bildirilen, diğer kitapların hattıyla bire bir aynı olmasından anlaşılmaktadır.

Birinci risale 1b-28a varakları arasında bulunup kırk tane hadisin şerhini içermektedir.

Risale {السَّلَامُ قَبْلَ الْكَلَامِ} hadisiyle başlayıp {اَلطَّلَاقُ يَمِينُ الْغَسَّاقِ} hadisiyle bitmektedir. Kemalpaşazâde bu nüshanın mukaddimesinde belirttiği üzere (vr. 1b), “ifadesi fasih, senedi sahih, önemli meselelere değinen ve kendisinden hüküm çıkarılmaya elverişli hadisleri seçmiş ve bu hadisleri şerh etmiştir[1]. Mecmua içinde yer alan diğer risalelerin başında böyle bir mukaddime bulunmasa da, oradaki hadislere baktığımızda ilk risaledeki özelliklere sahip hadisleri tercih ettiğini görüyoruz. Bu nüshanın yazımını, 28a yaprağında bulunan ferağ kaydında 19 Şaban 933’de (21.5.1527) bitirdiğini ifade etmektedir. (bkz. resim:2)

İkinci risale ise 30b-69a varakları arasında bulunup içinde 40 hadisin şerhi bulunmaktadır. Risale {يَسِّرُوا وَلَا تُعَسِّرُوا} hadisiyle başlayıp {مَنْ لَعِبَ بِالشَّطْرَنْجِ وَالنَّرْدَشِيرِ فَكَأَنَّمَا غَمَسَ يَدَهُ فِي دَمِ الخِنْزِيرِ} hadisiyle bitmektedir. 69a yaprağında bulunan ferağ kaydına göre nüsha 10 Ramazan 933’de (10.05.1527) yazılmıştır. (bkz. resim:3)

Üçüncü risale 70b-92b varakları arasında bulunup yirmi dört hadisin şerhini ihtiva etmektedir.

Risale {إنَّمَا الْأَعْمَالُ بِالنِّيَّاتِ} hadisiyle başlayıp {إذَا اسْتَجْمَرْتَ فَأَوْتِرْ، وَإذَا تَوَضَّأْتَ فَاسْتَنْتِرْ} hadisiyle bitmektedir. Risalenin ne zaman tamamladığına dair bir kayıt bulunmamaktadır. Bu risalede yer alan hadislerin sayısı bazı nüshalarda -Nihal Alev ATSIZ’ın da ifade ettiği gibi-[2] otuz altıya çıkmaktadır. Lakin hadisler tek tek incelendiğinde yirmi dört numaradan sonra gelen hadislerin bir ileride gelen risalede aynen mevcut olduğu görülmektedir. Dolayısıyla 36 tane hadis olduğu söylenen risale aslında yirmi dört hadis barındırmakta olup diğer risalenin hadisleri buna eklenip sayısı otuz altı olmuştur. Ayrıca sayısı otuz altı olan nüshalarda alttaki risale mevcut değildir. (Mesela bkz. Esad Efendi Kütüphanesi, 3646 numara)

Dördüncü risale ise 93b-119b varakları arasında olup otuz hadis şerhi içermektedir.

Risale normalde {اَللَّهُمَّ لَا خَيْرَ إلَّا خَيْرُكَ} hadisiyle başlayıp otuz numaralı hadis olan  {أنَا النَّبِيُّ لَا كَذِبَ، أنَا ابْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ} hadisiyle bitmektedir. Lakin nüshanın sonundan takriben bir varak nakıstır. Müellif hattı bu nüsha maalesef yirmi dokuz numaralı {خَيْرُ الْمَالِ سِكَّةٌ مَأْبُورَةٌ، وَمُهْرَةٌ مَأْمُورَةٌ} hadisin şerhinin ortasında bitmektedir.

Ayasofya Kütüphanesi; 4794 numarada bulunan ve müellif nüshasından istinsah edilen nüshanın 34a varağına baktığımızda, bu nüshanın takriben iki üç satır kadar eksik olduğunu ve müellifin talebelerinin bazısından nakledildiğine göre bu risalenin müellifin yazmış olduğu son risale olduğu anlaşılmaktadır.

455 numarada bulunan kitabın birinci cildi ise kaynaklarımızın ifade ettiği gibi müellif hattı değildir. Bunun sebebi hem hattı değişmiştir hem de birinci nüshanın müstensihi kitabın ferağ kaydında ikinci cildin “فَصْلٌ: وَمِنْ مُعْجِزَاتِهِ الْبَاهِرَةِ” konusuyla başlayacağını ifade etmektedir. Hâlbuki müellif hatlı ikinci cüzün başı yukarıda belirttiğimiz başlıkla başlamaktadır.

609 numarada ise Ünlü hadis âlimi ve hafızı İbn Hacer el-Askalânî’nin (852/1449) yazmış olduğu “el-Mu’cemü’l-Müfehres/el-Makâsıdü’l-‘Aliyye fî Fihristi’l-Merviyyât ve Tecrîdü-Esânîdi’l-Kütübi’l-Meşhûre ve’l-Eczâi’l-Mensûre” isimli kitabı bulunmaktadır. Musannif bu kitabında, okuttuğu kitapları hangi senetlerle rivayet ettiğini, bunları kimlerden nasıl aldığını belirtmektedir. 218b varak olan nüshanın satırları muhteliftir. Müellif diğer kitaplarında olduğu gibi doktor yazısına benzeyen hattıyla okunması zor olan el yazısını ayrıca harfleri mühmel/noktasız yazarak daha da zorlaştırmıştır. (bkz. resim:5,6)

575 numarada da Mısırlı tarihçi Makrîzî’nin (ö. 845/1442) “Muhtasarü’l-Kâmil fî Ma’rifeti Du’afâi’l-Muhaddisîn li-İbn ‘Adî” isimli kitabı bulunmaktadır. Bu kitab İbnü’l-Kattân adıyla anılan İbn Adî’nin (ö. 365/976) cerh ve ta‘dîl konusundaki eserinin özetidir. 215b varak, 25 satır şeklindeki bu nüshayı müellif 795 hicri yılının başı (17.11.1392) Pazar günü güneş batarken tamamladığını kitabın ferağ kaydında söylemiştir. (bkz. resim:7)

b-) Musannif Nüshasından İstinsah Edilmiş ya da Onunla Mukabele Edilmiş Yazma Eserler

322 numarada meşhur hadis âlimi ve fakih İbnü’s-Salâh’ın (643/1245) “el-Mukaddime” isimli eseri bulunmaktadır. Bu nüshayı müellifi daha hayattayken 10-20 Receb 641’de (29.12.1243) musannifin talebelerinden Muhammed b. Ahmed b. el-Hıdır el-Kuraşî, müellif hatlı nüshadan istinsah ederek yazmıştır. Ayrıca bu nüshayı müellifine okumuştur. Nüshanın sonunda musannifin talebelerinin bu nüshanın tamamını müellifle okuduklarına dair sema’ kayıtları bulunmaktadır. (bkz. Resim:8)

326/5 numarada ise Kudüs kadılığı yapmış, müfessir ve Hanefi fakihi İbnü’s-Sâiğ’in (1069/1659) “Hâşiye ‘alâ Şerhi-Nuhbeti’l-Fiker” veya “Netâicü’l-Fiker ‘alâ Şerhi Nuhbeti’l-Fiker” diye isimlendirilen eseri bulunmaktadır. Bu eseri Mahfuz el-Gamrî 1067 yılının Cemaziyelahir ayının başlarında (17.03.1657) musannif daha hayattayken müellif nüshasından istinsah etmiştir. Müellifi Seriyyüddin Muhammed b. İbrahim el-Mısri ed-Derûrî (İbnü’s-Sâiğ) de -son sayfasının hamişindeki kayıttan anladığımıza göre- bizatihi kendisi mukabele etmiştir. Eser bu mecmuanın 267b-284a varakları arasında bulunup 25 satırdır.

348/2 numarada ise Şafii fakihi ve hemen hemen her ilimde birer eser bırakan Zekeriyya el-Ensarî’nin (926/1520) “Fethu’l-Bâkî (‘alâ) bi-Şerhi-Elfiyyeti’l-‘Irâkî” eseri bulunmaktadır. Bu eseri 19 Safer 971’de (08.10.1563) Muhammed b. Selahaddin Muhammed el-Makdisî eş-Şafiî, Kahire’de Baybars Medresesinde, Babu’n-Nasr mevkiinde istinsah etmiştir. Sonra aynı senenin 16 ramazanında müellif nüshasıyla mukabele etmiş ve oğluna bu nüshayı okumuştur.

394 ve 395 numarada ise Mecdüddin el-Bağdadî’nin (616/1219 [?]) âlî isnadlı hadisleri topladığı “Zübdetü’l-‘Avâlî ve Hilyetü’l-Emâlî” eseri bulunmaktadır. Bu nüsha daha musannif hayattayken 6/Rebiulahir/604 yılında yazılmış ve sonundaki sema’ kayıtlarından anladığımıza göre birçok kişi tarafından müellifinden dinlenilmiştir. 1. cilt “بَابٌ: التَّكْبِيرُ فِي صَلَاةِ الْعِيدَيْنِ” başlıklı konu ile bitiyor. İkinci cilt “بَابُ مَا يُقْرَأُ فِي صَلَاةِ الْعِيدِ” başlıklı konu ile başlayıp “بَابٌ: الْوَلِيُّ إذَا كَانَ غَائِبًا يَنْكَحُ السُّلْطَانُ الْمَرْأَةَ بِرِضَاهَا” başlıklı konu ile bitiyor. 2. Cildin sonunda da “üçüncü ve dördüncü cildin “بَابٌ: مَا جَاءَ فِي الْيَتِيمَةِ تَكُونُ فِي حُجْرِ وَلِيِّهَا” başlıklı konu ile devam edeceğini” söylüyor. Bu cildin istinsah tarihi bulunmuyor. Her iki cildin sonunda da birçok sema’ kayıtları var. (bkz. Resim:9,10)

614 numarada ise Ebü’l-Hasen Tâcüddîn Ali b. Abdillâh el-Erdebîlî et-Tebrîzî’nin (746/1345) “el-Mi’yâr” veya “Mi’yâru’s-Sek’îm li’l-Ehâdisi’l-Mu’allele” isimli, sahih hadisleri zayıflarından ayırma konusunda yazmış olduğu kitap bulunmaktadır. Bu kitap kaynaklarımız da ne kadar bulunmasa da müellif “اَلْقِسْطَاسُ الْمُسْتَقِيمُ فِي الْحَدِيثِ الصَّحِيحِ الْقَوِيمِ” isimli kitabının mukaddimesinde bu kitabından bahsetmektedir. İlk bu kitabı (el-Mi’yâr) yazdığını, daha sonra bu konuyu daha geniş bir şekilde yazarak “el-Kıstâsü’l-Müstekîm fi’l-Hadîsi’s-Sahîhi’l-Kavîm” isimli kitabını meydana getirdiğini belirtmektedir. Kütüphanemizde bulunan nüsha “كِتَابُ التَّوْحِيدِ وَالْفَضَائِلِ” kısmına kadar olup kitabın sadece 1. cildidir. Diğer ciltler maalesef kütüphanemizde mevcut değildir.

Bu kitabın özelliği, Muhammed b. Ahmed b. Tahîr (?) tarafından musannif nüshasından yazılmış olması ve diğer kütüphanelerde eşine çok zor rastlanacak olan nadir bir eser olmasıdır. (bkz. Resim:11)

  1. c) Meşhur Âlimler Tarafından İstinsah Edilmiş Yazma Eserler

365 numarada ise ünlü hadis âlimi ve hafızı İbn Hacer el-Askalânî’nin (852/1449) yazmış olduğu “Tağlîku’t-Ta’lîk” isimli eseri yer almakta. Bu nüshayı farklı kılan ise müellifin talebesi, hadis âlimi ve tarihçi Sehâvi (902/1497) tarafından hem de müellif hattından istinsah edilmesi. İstinsah tarihi ise 861 yılının safer ayının başları (29.12.1456). (bkz. Resim:12)

400 numarada ise “Sünen’i-İbni-Mâce” bulunmaktadır. Bu nüshanın özelliği ise müstensihinin hadis hâfızı ve “Zeylü Târîhi Bağdâd” isimli kitabın yazarı İbnü’n-Neccâr el-Bağdâdî tarafından 21 Safer 624’de (10.02.1227) yazılmış olması. Sonunda birçok sema’ kayıtları olması da nüshanın değeri artıran diğer özellikler.

495-99 numaralarda İbn Hacer el-Askalânî’nin (852/1449) meşhur Buhari şerhi “Fethu’l-Bârî” bulunmaktadır. Bu nüshanın önemi kendi asrında yaşamış olan Abdülaziz b. Yusuf b. Abdülgaffar es-Sinbâtî ed-Dımaşkî (879/1474) tarafından, daha müellif hayattayken 10 Rebiulahir 841’de (11.10.1437) yazılmış olmasıdır. Bu nüshalar “كِتَابُ الصَّوْمِ” ile başlayıp “كِتَابُ الْأَحْكَامِ” ın başına kadar olan kısmı ihtiva etmektedir.

  1. d) Kadîm Yazma Eserler

325 numarada müfessir, muhaddis, Şâfiî fakihi, tarihçi ve edip gibi birçok sıfatları bulunan İmam Bikâ’î’nin (ö:885/1480) “en-Nüketü’l-Vefiyye” isimli kitabı bulunmaktadır. Bu kitabı musannif hayattayken 2 Şaban 873’de (15.02.1469) Ali b. Hasan el-Ezheri eş-Şafiî yazmıştır. Nüsha 226b varakları arasında ve 21 satır. (bkz. Resim:13)

326/4 numarada ise vefat tarihi 1066/1656 olan Mâlikî fakihi, muhaddis ve mutasavvıf Nûreddîn Alî b. Muhammed b. Abdirrahmân el-Üchûrî el-Mısrî’nin vefatından bir sene sonra 23 Receb’de (07.05.1657) Mahfuz el-Gamrî tarafından istinsah edilmiş olan “Hâşiye (Ta’lîkât) ‘alâ Şerhi-Nuhbeti’l-Fiker” isimli kitabı bulunmaktadır. Bu risale mecmuanın 162b-264a varakları arasında bulunup 25 satırdır.

576 numarada ise İmam Şafii’nin (204/820) “el-Müsned “ isimli kitabının kadim bir nüshası bulunmaktadır. Bu nüshayı Muhammed b. El-Hasen b. Muhammed el-Gaznevî ez-Zencânî, Bağdad’da, Fahriyye Medresesi’nde 581 yılının Recep ayında yazmıştır.(bkz. Resim:14)

Nüshanın sonunda ehli olmayan kişiler tarafından ne kadar oynanma yapılıp tarih 381 olarak gösterilse de bu yanlış bir tarihtir. Zira bir arka sayfada müstensih hocası Yahya b. Ali b. Fazlân’dan bu kitabı dinleğine dair sema’ kaydı bulunmaktadır. Hocası İbn Fazlân’ın doğum tarihi 517 (1123) vefat tarihi ise 595 (1199) dır.[3] (bkz. Resim:15)

577/2 numarada ise Türkiye kütüphanelerindeki en kadîm “Sahîhu’l-Buhârî” nüshası bulunmaktadır.(bkz. Resim:16) Maalesef nüshanın ilk 8b varakında Abdülaziz el-Buhari’nin (730/1330) “et-Tahkîk” isimli usulü fıkıh kitabı bulunduğu için çoğu araştırmacıların bu nüshadan haberi yoktur.

Ferağ kaydında ismi nâ-malum olan müstensih 3 Şaban 550’de (2.10.1155) bu kitabın yazımını bitirdiğini ifade etmektedir.(bkz. Resim:17) Ayrıca nüshanın başında bu kitabı meşhur Osmanlı âlimi Musannifek’in (875/1470) vakfettiğine dair bir kayıt bulunmaktadır.

594 ile 598 numaralarında yedi cilt halinde İbn Ebî Şeybe’nin (235/849) “el-Musannef fi’l-Ehâdîsi ve’l-Âsâr” isimli eserinin bulunmakta. Nüshamız baştan başlayıp “كتاب الطلاق” bahsinin sonuna kadar devam etmektedir. “كتاب الجهاد” ile başlanacağı söylenen diğer ciltler müteakip rakamlarda bulunsa da başka bir müstensih tarafından yazılmıştır. Aynı şekilde 595 numarada bulunan 281 varaklı 2. Cildin 194b varağından sonra bu cildin sonuna kadar müstensih değişmiştir. Bu nüshanın önemi ise, takriben hicri 7. Yüzyılın ortalarında yazılan kadîm bir nüsha harekeli ve okunaklı bir nüsha olmasıdır.

602 ile 606 numaralarında beş cilt halinde Abdürrezzak es-San’ânî’nin (211/826) meşhur “el-Musannef fi’l-Hadîs” isimli kitabı bulunmaktadır. Kitab baştan sona elimizde bulunup sadece beşinci cildin başında iki üç satır noksanlık bulunmaktadır. Eserin sonunda, bu nüshanın ismi nâ-malum bir müstensih tarafından 747 yılının Şaban ayı başlarında (17.11.1346), bir Perşembe günü sabahı yazıldığı belirtilmektedir. Bu yazma eserin en önemli yanı da bu kitabın baştan sona olarak elimizde kalan nadide nüshalarından bir tanesi olmasıdır.

Ayrıca 572 numarada İbn Ebû Hâtim’in (327/938) “el-Cerh ve’t-Ta’dîl” isimli kitabının hicri 607’de (1211) yazılmış nakıs bir nüshası, 613 numarada ise Hattâbî’nin (388/998) “Me’âlimü’s-Sünen” isimli kitabının hicri 615’de (1253) yazılmış 3. cildi, 623 numarada da İbnü’l-Esîr’in (606/1210) “en-Nihâye fî Ğarîbi’l-Hadîs ve’l-Eser” isimli kitabının hicri 632 yılında (1234) yazılmış 1. cildi bulunmaktadır.

Hadis kitaplarını incelediğimizde karşımıza çıkan önemli yazma eserler bunlar. Kıymetinin farkına varamadığımız, gözümüzden kaçan başka eserlerin olduğu da kesin. Diğer sayımızda fıkıh kitaplarından devam ederiz inşallah.

(Not: Kitap özelliklerini anlatan bilgilerin çoğu “Diyanet İslam Ansiklopedisi”nin ilgili maddesinden alınmıştır.)

[1] Osmanlı’da Kırk Hadis Çalışmaları, Selahaddin Yıldırım, S: 57.

[2] Kemalpaşa-oğlu’nun Eserleri; Nihal Alev ATSIZ; S: 94.

[3] el-‘Alâm; Zirikli, C. 8, S. 159.

(Bu yazı İlim Dergisinin 2016 yılının Nisan ayında neşredilen 10. sayısından alınmıştır.)

BU VİDEOYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.