Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Medine Döneminde Yahudilerle İlişkiler Nasıldı?

Medine Döneminde Yahudilerle İlişkiler Nasıldı?

Medine’de özellikle Yahudi nüfusun fazla oluşu, ehl-i kitap ilişkileri bağlamında sonraki Müslümanlara zengin bir miras bırakmış. Bununla birlikte Peygamberimizin ehl-i kitapla münasebetinin her zaman aynı olmadığını görüyoruz. Bu tablo bize ne söylüyor?

  •  Evet, Yahudi nüfusu Medine’de çoktu. Toplamda yüzde altmışa kırk olmak üzere büyük bir nüfusa sahipti. Hz. Peygamber’den önce Araplarla bir kültür geçişi gerçekleştirmişlerdi. Karşılıklı kız alıp verme, ticari ve kültürel ortaklık gibi iki taraflı bir kaynaşma söz konusuydu. Medine anayasasının 25. maddesi Yahudilerin kendi dinlerini özgür bir şekilde yaşamalarını garanti ediyordu ve Yahudilerle birlikte Müslümanları Medine vatandaşlığı kavramı altında birleştiriyordu.

 

  •  Vakidî gibi bazı siyer kaynakları Hz. Peygamberin Medine’ye ilk geldiğinde genel Medine Sözleşmesi dışında özel olarak Yahudilerle bir anlaşma yaptığını kaydeder. Buna göre Yahudiler hiçbir koşulda Hz. Peygambere düşmanlık etmeyecek veya lehine-aleyhine hiçbir tutum içerisinde olmayacaklardı.  Anlaşmayı Yahudileri temsilen Beni Kureyza’dan Ka’b b. Esed imzalamış ve Hendek Savaşı’na kadar sözleşmeye sadık kalmışlardır.

 

  •  Bununla birlikte Hz. Peygamberin Medine’ye gelişinden Yahudilerin sınır dışı edilişine kadarki süreçte yok denecek kadar az sayıda, dört beş Yahudi gerçekten Müslüman oldu. İslam’a girenlerin genelde münafıklar içerisinde bulunduğunu görüyoruz. Oysa Hz. Peygamber Yahudilere önyargıyla yaklaşmadı. Kur’an Yahudilerle ilgili Âli İmrân suresinin 113. ayetinde hepsini aynı kefeye koyup bir kenara atılmalarına karşı çıkmış ve içlerinde ayrıma gidilmesini emretmiştir.

 

  •  Her fırsatta iki dinin de aynı kaynaktan fışkırdığını dile getiren Hz. Peygamber, Medine’ye gelişinin daha ilk başlarından itibaren Yahudilerle hep uzlaşma zemini aradı. Kalplerini İslam’a ısındırmak için çok uğraş gösterdi. Hicretten hemen sonra Medine’de kıble olarak Kudüs’e dönmesinden tutun da Müslümanların toplanma gününün Yahudilerin sebt gününün hazırlığı sayılan cumaya denk getirilmesine kadar… Fakat bütün bu çabasına rağmen Yahudiler Müslüman olmaya yanaşmadıkları gibi her fırsatta düşmanlık etmekten geri durmadılar.  Fikri ve teolojik alanda baş gösteren çatışma, kısa süre sonra fiziki ve siyasi mahiyete büründü.

 

  •  Nihai kertede Yahudilerin seçilmiş bir millet olduğu ve Allah’ın sadece onlardan peygamber göndereceği inancı, onların adeta sonu olmuştu. İlerleyen yıllarda Yahudiler Medine’den çıkarılarak Hayber’de bir koloni oluşturdular. Bütün bunlara rağmen ben zaman ve zemin dikkate alınarak aynı şartlar tekrar ettiğinde, Medine’nin ilk yıllarına dönmenin mümkün olabileceğini düşünüyorum.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.